Veri kaybı yaşamış işletmelerle konuştuğumuzda çoğunda ortak bir cümle duyuyoruz: "Yedeğimiz vardı ama açılmadı." Yedekleme, alındığı için değil geri döndüğü için işe yarar. Bu yazıda küçük ve orta ölçekli işletmeler için uygulanabilir bir yedekleme düzeninin nasıl kurulacağını anlatıyoruz.
3-2-1 kuralı
Sektörde yaygın kabul gören basit bir kural var ve küçük işletmeler için de fazlasıyla yeterli:
- 3 kopya: aslı ve iki yedeği
- 2 farklı ortam: örneğin sunucu diski ve harici disk
- 1 kopya farklı fiziksel konumda: bulut ya da başka bir bina
Son madde en çok atlanan ve en kritik olanıdır. Yedeğiniz sunucunun yanındaki diskteyse; yangın, su baskını ya da hırsızlık durumunda asıl veriyle birlikte kaybolur.
Asıl mesele: geri yükleme testi
Yedeklemenin en sık atlanan adımı budur. Bir yedek, geri yüklenerek denenmediği sürece yalnızca bir varsayımdır. Karşılaştığımız gerçek durumlar arasında aylardır boş dosya üreten görevler, yarım kalmış veritabanı çıktıları ve şifresi kaybolmuş arşivler var. Her birinde işletme kendini güvende sanıyordu.
Uygulaması basit bir alışkanlık önereceğiz: üç ayda bir, yedekten rastgele bir dosyayı ve mümkünse veritabanını test ortamına geri yükleyin. Beş dakikalık bu kontrol, yıllarca süren yanlış güvenden çok daha değerlidir.
Ne sıklıkla yedek almalı?
Cevap tek bir soruya bağlı: kaç saatlik veri kaybını göze alabilirsiniz? Günde birkaç sipariş alan bir işletme için günlük yedek yeterlidir. Sürekli veri girişi olan bir sistemde ise günlük yedek, en kötü senaryoda bir günlük çalışmayı kaybetmek demektir. Bu durumda daha sık aralıklı yedekleme kurgulanmalıdır.
Fidye yazılımına karşı ek önlem
Fidye yazılımları artık yalnızca dosyaları şifrelemekle kalmıyor, erişebildikleri yedekleri de bozuyor. Bu yüzden sürekli bağlı duran bir yedek diski tek başına yeterli koruma sağlamaz. İki pratik önlem işe yarıyor: yedeğin bir kopyasını yazıldıktan sonra değiştirilemeyecek şekilde saklamak ve yedek alma işleminin, yedeklenen sistemden ayrı bir hesapla çalışmasını sağlamak.
Sık yapılan hatalar
- Yedeğin alındığı varsayılıyor ama uyarı sistemi kurulmadığı için başarısız görevler fark edilmiyor
- Yalnızca dosyalar yedekleniyor, veritabanı atlanıyor
- Yedek, asıl veriyle aynı sunucuda tutuluyor
- E-posta hesapları yedekleme kapsamına hiç alınmıyor
- Yedekleme yapılandırmasını bilen tek kişi işten ayrılıyor ve süreç kimsenin bilmediği bir kutuya dönüşüyor
- Saklama süresi çok kısa tutuluyor; fark edilmeyen bir bozulma tüm yedeklerin üzerine yazılmış oluyor
Yazılı bir plan yapın
Yedekleme bir ürün değil, bir süreçtir. Neyin, nereye, hangi sıklıkla yedeklendiği; kimin sorumlu olduğu ve geri yükleme adımlarının neler olduğu tek bir sayfada yazılı olmalıdır. Kriz anında kimsenin hafızasına güvenmek zorunda kalmazsınız. Bu belge aynı zamanda sorumlu kişi değiştiğinde sürecin kesintiye uğramamasını sağlar.
Mevcut yedekleme düzeninizin gerçekten çalışıp çalışmadığından emin değilseniz, güçlü altyapılar hizmetimiz kapsamında yapınızı inceleyip geri yükleme testini birlikte yapabiliriz. Güvenlik tarafındaki önlemler için SSL ve güvenlik sayfamıza da göz atabilirsiniz.